Günes ve Cildimiz

  Site İceriği
 
Güneş ve Cildimiz
 
Ultraviyole radyasyonun zararları anlaşılmadan önce güneş ışığının sağlıklı yaşam için gerekli olduğu bilinirdi. Gerçekten güneş ışığının bazı hastalıkları tedavi edici özelliği vardır. Fakat güneşe fazla maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Fazla güneş, yanık, kırışıklıklık, çil, kılcal damar genişlemesine ve deri kanserine neden olur. Bazen de kızarıklık ile seyreden alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Güneş Işınları

Güneş görünen ve gürünmeyen ışınları saçar. Görünmeyen ışınlar ultraviyole (morötesi) A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) olarak bilinir ve bir çok probleme bu ışınlar neden olur. Bu ışınlar bronzlaşmaya, güneş yanığına ve güneş hasarına neden olur. Güvenli bir UV ışını yoktur.

Tehlikeli UV ışınları yaz ayında yüksek rakımlı yerlerde ve ekvatora yakın bölgelerde daha yoğundur. Güneşin zararlı etkileri rüzgarlı havada ayrıca su, kum ve kardan yansıma ile artar. Bulutlu havada bile UV radyasyon yeryüzüne ulaşır ve deride hasara yol açar.

Güneşten Korunma
 
Güneşten korunma, deri hasarının oluşmasını ve kanser riskini azaltır. Güneşten korunmak için güneşin yeryüzüne en dik geldiği saatlerde güneşe maruz kalınmamalıdır. Giysiler UV ışınlarına emer yada yansıtır, fakat beyaz gevşek dokunmuş, pamuklu bir kumaş ve deriyi sıkıca saran ıslak kıyafetler iyi bir koruma sağlamaz. Vücuda sıkı dokunmuş kıyafetler daha iyi koruma sağlar. Dışarı çıkarken geniş şapka ve gözlük takılması ve koruyucu kıyafetler giyilmesi önerilir. Eğer güneşe maruz kalınacaksa en az 15 faktörlü güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır.

Güneşten koruyucular, güneş ışınlarına emerek, yansıtarak veya dağıtarak etkili olur. Merhem, krem, jel, losyon ve sprey şeklinde olabilir. Üzerinde SPF (sun protection factor = güneşten koruyucu faktör) numarası bulunur. Daha yüksek SPF numarası UVB ışınlarının neden olduğu güneş yanıklarına karşı daha fazla koruma sağlar. Bazı güneşten koruyucular geniş spektrumludurlar ki hem UVA hem de UVB ye karşı koruma sağlar. Bu koruyucular güneşin diğer etkilerinden de korunmayı sağlar. Bununla birlikte hiç bir güneşten koruyucu mükemmel değildir.
 
Güneşin Etkileri

Güneş yanığı - Güneş yanığı oluşma riski güneş ışınlarının en güçlü olduğu 10.00- 16.00 saatlerinde en fazladır. Sıcak havalarda bu olasılık daha fazladır, çünkü sıcak UV ışınlarının etkisini arttırır. Fakat bulutlu günlerde de güneş yanığı oluşabilir.
Güneşten korunma kış aylarında da önemlidir. Kar güneş ışınlarının €ini yansıtır ve deride hasara ve güneş yanıklarına sebep olabilir. Dağda yapılan kış sporları güneş yanığı riskini arttırır, çünkü yüksek rakımlı yerlerde güneş ışınlarını bloke eden atmosfer daha incedir.
Eğer çok fazla güneşte kalınırsa deride bir kızarıklık meydana gelir ve bu kızarıklık 24 saatte maksimuma ulaşır. Şiddetli güneş yanıklarında deri hassasiyeti, ağrı, ödem ve su toplaması görülebilir. Ateş, halsizlik, mide rahatsızlığı ve şuur bulanıklığı şiddetli güneş yanıklarında meydana gelebilir, bu durumda dikkatli bir tıbbi takip gerekir.Eğer şiddetli bir güneş yanığı ve ateş varsa, dermatoloji uzmanı tarafından ağrı ve ödemi azaltacak ve enfeksiyondan koruyacak ilaçların kullanımını önerilir. Soğuk ve ıslak kompresler veya banyo ve rahatlatıcı losyonların kullanımı şikayetleri azaltmaya yardımcı olur.
 
Bronzlaşma - Bronz ten sıklıkla yanlış bir inanış olarak bir sağlık belirteci olarak bilinmektedir. Fakat Dermatoloji uzmanları bronz tenin güneş hasarı sonucu meydana geldiğini söylemektedir. Bronz ten güneş ışınları derimize girdiğinde, deride daha fazla melanin pigmenti (boyası) üretilmesi sonucu gelişir.
Solaryum kaynaklı ışınlar da, güneş ışınları gibi derimiz için zararlıdır. Bir çok solaryum cihazı UVA ışığı yayar. UVA ışığı ile yapılan araştırmalar, bu ışığın derinin daha derin tabakalarına indiğini ve de erken deri yaşlanması ve kanserinden sorumlu olduğunu göstermiştir.

Yaşlanma - Açık havada çalışan insanların veya güneşten koruyucu kullanmadan güneş banyosu yapan kişilerin ciltleri sert, kaba bir görünüm alır ve bu kişiler olduklarından daha yaşlı görünür. Güneş yaşlılık lekesi dediğimiz lekelere ve ileride kansere dönebilen üzeri kabuklu deri değişikliklerine (aktinik keratoz) neden olur. Bu deri değişiklikleri güneşe maruz kaldıktan yıllar sonra ortaya çıkar.Yaşam boyu güneşe maruz kalma en fazla 20 yaşın altında olduğundan, çocukların güneşten korunması çok önemlidir.
 
Kırışıklıklar - kırışıklıklar doğrudan güneş ışığından etkilenir. Sigara içilmesi de kırışıklıkları arttırır. Dermatoloji veya estetik cerrahi uzmanları kimyasal peeling,laser cerrahisi, dermabrasyon ve çeşitli dolgu maddeleri ile bu kırışıklıkları tedavi edebilir.

Deri Kanseri - Deri kanserlerinin ından fazlası güneş gören yerlerde görülür. Yüz, boyun kulak, ön kol ve eller en sık görüldüğü yerlerdir.
Deride en fazla görülen 3 kanser tipi Bazal Hücreli karsinoma, Squamöz hücreli karsinoma ve Melanomdur.

Bazal hücreli karsinoma genellikle açık tenli kimselerde yüz , kulak, burun ve ağız etrafında görülür. Kırmızımsı bir yama şeklinde başlayabileceği gibi; pembe, kırmızı veya beyaz renkli kabarıklıklar şeklinde de başlayabilir. İyileşmeyen ya da kısmi iyileşen kabuklu yara şeklinde görülebilir. Bu tür kanserler erken yakalanırlarsa kolay tedavi edilir.

Skuamöz hücreli karsinoma genellikle hafif pullu yama şeklinde veya kabarık karnabahar biçiminde görülebilir. Erken yakalanır ve tedavi başlanırsa kolay tedavi edilir. Nadiren tedavi edilmezse öldürücü olabilir.

Melanom en tehlikeli olan deri kanseri türüdür. Genellikle etrafı düzensiz, koyu kahve veya siyah ben benzeri oluşumlar şeklinde görülebilir. Bazen kırmızı, mavi, beyazı da içeren çok renkli şekilde görülebilir. Bu tip kanserler vücudun herhangi bir yerinde meydana gelebilir ve ancak erken yakalanırsa tedavi edilebilir. Eğer erken tanınmazlarsa; vücudun diğer alanlarına yayılarak ölüme neden olabilir.

Allerjik reaksiyonlar - Bazı insanlar güneşe maruz kaldıklarında alerjik reaksiyon geçirebilir. Bu reaksiyonlar güneş ile yalnızca kısa bir temas sonrasında görülebilir. Güneş alerjisinde kırmızı lekeler, kabarıklıklar ve su toplaması bulguları olabilir. Kullanılan kozmetik, parfüm, bitki, deriye uygulanan ilaç ve güneşten koruyucu kremler güneş ile birlikte alerjik reaksiyona neden olabilir. Doğum kontrol hapları, antibiyotikler, tansiyon ilaçları ve bazı depresyon ilaçları güneş ile birlikte çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.

Hastalıklar - Uçuk, Zona ve nadir rastlanan bir hastalık olan Lupus eritematozus güneşle tetiklenebilir.Ultraviyole ışınları gözde de katarağa kadar gidebilen hasara neden olur.

Güneşten Korunma Önerileri
  • En az 15 faktörlü geniş spektrumlu güneşten koruyucular dudak da dahil olmak üzere, tüm güneş gören alanlara, bulutlu havalarda bile uygulanmalıdır.
  • Suda iken veya terli iken güneşe maruz kalırsanız suya dayanıklı güneşten koruyucu kremler kullanınız.
  • Güneşten koruyucunuzu 1.5 saatte bir uygulayın.
  • Geniş şapka ve gözlük kullanın.
  • Gölgede kalmaya çalışın.
  • Güneşten koruyan sıkı dokumalı kıyafetler giyin.
  • Saat 10.00- 16.00 saatleri arasındaki açık hava aktivitelerinizi daha erkene veya geç saate alın.
Herkes güneşli günlerden hoşlanır. Bu önerilere uyarak güvenli bir şekilde açık havada kanser ve yaşlanma kaygısı olmadan çalışabilir ve zaman geçirebilirsiniz.
 
Cilt Tipinize Göre Korunun
 
Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.

Bu nedenle güneşin cildiniz üzerindeki etkisini tespit edip buna göre bir korunma yöntemi seçmenizde yarar var.

1- Aşırı hassas ciltler


Beyaz bir ten, beyaz-sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar genelde bronzlaşamaz, güneşte kızarırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 5-10 dakikadan fazla kalmamalılar.

Güneşlenirken yüzlerine koruma faktörü 35, vücutlarına da koruma faktörü 30 olan ürünleri sürmeli, güneşin en yoğun olduğu saatlerde (11.00 - 16.00) asla şapkasız ve güneş gözlüksüz dışarı çıkmamalılar.

2- Hassas ciltler

Açık renk ten, sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar, çabuk yanmalarına karşın çok zor bronzlaşırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 10 - 20 dakikadan fazla kalmamalılar. Güneşlenirken yüzlerine ve vücutlarına koruma faktörü 20 - 30 olan ürünleri sürmeli, mutlaka suya dayanıklı ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 15 olan ürünleri kullanabilirler. Saat 11.00 - 15.00 arasında güneşe çıkmaktan kaçınmalılar.
 
3- Az hassas ciltler

Açık, pembemsi cilt, mavi veya yeşil gözler. Güneşlenirken kızarmalarına rağmen bronzlaşmayı başaramazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 15 - 25 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 10 olan ürünleri tercih etmeli ve saat 11.00 - 15.00 arasında gölgede veya şemsiye altında oturmalılar. Bronzlaşanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8 olan ürünleri de tercih edebilirler.

4- Normal ciltler


Buğday tenli, koyu sarı veya kumral saçlar, mavi, yeşil veya kahverengi gözler. Genelde çabuk bronzlaşır ve güneş yanığına maruz kalmazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 20 - 30 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8, su sporları yaparken koruma faktörü 10 ve suya dayanıklı olan ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 6 olan ürünleri kullanabilirler.
5- Sorunsuz ciltler
 
Esmer ten, koyu kumral veya esmer saçlar, kahverengi gözler. Çabuk bronzlaşır ve güneş yanığı nedir bilmezler. Ama yine de güneşe ilk çıktıklarında 30 - 40 dakikadan fazla kalmamalılar. Sorunsuz bir cilde sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 6 olan ürünleri tercih edebilirler.
6- Alerjik ciltler


Cildin güneşe karşı alerjik olmasının nedeni; UVA ışınları ve serbest radikallerdir. Bu nedenle uzmanlar, güneşe karşı alerjik bir cilde sahip olanların, tatile çıkmadan üç hafta önce, haftada 2 - 3 kez solaryuma girmelerinde fayda olduğunu söylüyorlar.

Alerjik olan ciltler, güneşlenirken koruma faktörü 20 - 25 olan ürünleri tercih etmeliler. Özellikle omuz, burun ve ayak tabanlarına bol miktarda koruyucu krem sürmeli ve her saat başı bunu tekrarlamalılar.
 

Güneş ve Yanıklar

Güneş kumda %15, karda ise %80 oranında yansımaktadır. Bu nedenden dolayıdır ki koruyucu kremleri hem güneşli yaz günlerinde hem de yazın bulutlu havalarda kullanmak gereklidir. Çünkü bulutlu havalarda bile güneşin ulltraviole ışınlarının %80'i bulutları geçerek bizleri etkilemektedir.
Güneş ışığı yazın önemli bir malzeme olduğundan, açık havada bulunmak kişiye, yazın sağlıklı parlaklığını aldığı hissini verebilir. Ancak bu kesinlikle sağlıksız güneş yanığından başka bir şey değildir. Amerikan Dermatoloji Akademisine göre insanların büyük bir çoğunluğu 20 yaşından önceki dönemde, daha çok güneş ışığına maruz kalmaktadırlar. O nedenden dolayı özellikle çocukluk yıllarındaki güneşe maruz kalmanın zararları çok iyi bilinmelidir. Eğer çocukluk döneminde çocuklarınızın narin cildini güneşten koruyacak olur iseniz onların deri kanseri ve çabuk yaşlanma riskini azaltmaya yardımcı olabilirsiniz.
Güneş yanığına Uv A ve Uv B dediğimiz ultraviole ışınlar sebep olur. Açık tenli çocukların güneşte yanma riski daha yüksek olduğu bilinmekle birlikte, koyu tenli çocuklar dahi, eğer güneşte yeterince uzun süre kalacak olurlarsa yanabilirler. Güneş yanığının hemen ardından ciltte meydana gelen zedelenme sonucu ödenen bedel, uzun vadede ödenecek olan bedelin yanında önemsenmeyecek kadar küçüktür. Çünkü güneş yanığı ve aşırı bronzlaşma sonucu: İleride habis melanoma, basal hücreli karsinoma ve sukuamoz hücreli karsinoma gibi çeşitli formlardaki cilt kanseri oluşabilir. Kırışıklık, benek oluşumu ve beyaz lekeler gibi bazı erken yaşlanma bulguları ortaya çıkabilir. Yaşına bakılmaksızın her çocuk, sabah saat 11:00 ile öğleden sonra 15:00 arası mutlaka güneşten uzak durmalıdır. Çünkü zararlı ultraviole ışınlarının 2/3' ü bu zaman diliminde saçılır.
NOT: Çocukluk döneminde meydana gelen bir veya iki su toplayan güneş yanığı çok fazla küçümsenmemelidir. Çünkü; Amerikan dermatoloji akademisine göre bu olay bile ilerideki dönemde cilt kanseri gelişim riskini arttırabilir. Koruma ile ilgili diğer direktifler çocuğun yaş grubuna göre değişir:

6 AY VE DAHA KÜÇÜK ÇOCUKLAR

Yeni doğmuş bir bebeğin cildi çok hassastır. Amerikan Çocuk Hastalıkları Akademisi altı ay ve daha küçük çocukların ailelerinin, güneşten koruyucu kremler kullanmamaları gerektiğini bildirmektedirler. Çünkü bu yaş grubunda, bu maddelerin bebekler üzerindeki etkisi tam olarak bilinmemektedir. Fakat pediatrics dergisinin son zamanlardaki çalışmalarında, güneş kremlerinin bu yaş grubundaki bebekler üzerinde zararlı etkilerinin olmadığı bildirilmiştir.

  • Yinede en iyi olan, 6 aydan küçük bebeklerin güneşten uzak tutulması, eğer bu mümkün değil ise; Yüz kısımları ve ellerinin arkası gibi küçük alanlara, oldukça az miktarda güneş koruyucu kremler sürülmeye çalışılmalıdır.
  • Bebeğin üzerini güneşten korumak amacı ile açık renkli sıkıca dokunmuş pamuk giysiler ile örtülmelidir. Açık renk kullanmanın amacı güneş ışınını yansıtması dolayısı iledir. Öte yandan bebeğin vücut ısısı çabuk arttığından dolayı bebeğin üzeri gereğinden fazla giydirilmemelidir.Bebeği muhakkak gölgede tutmak gereklidir
  • Geniş kenarlı şapka giydirmek yararlı olur.
  • Eğer mümkün ise, bir yetişkin ve küçük bir çocuğu alabilecek güneş çadırı alınması uygundur.
ALTI AYDAN BÜYÜK BEBEKLER

Üreticilerin tavsiyelerine göre, bir bebek altı aylık olduktan sonra rahatlıkla güneş koruyucu madde kullanabilir. Ancak tüm güneş koruyucu maddeler aynı etkiye sahip olmadığından, bu tür ürünleri alır iken üzerindeki etiketi dikkatlice okumak ve uygun ürünü seçmeniz gerekmektedir. Üründe aramanız gereken özellikler şunlardır:
  • Güneş koruyucunun en az 15 koruyucu faktörlü olmasına (15 SPF) dikkat edilmelidir. Bunun anlamı; Bebeğin güneş koruyucusu kullanmadan yandığı sürenin en az 15 katı kadar uzun bir süre içerisinde aynı derecede yanacağını belirtmektedir.
  • Güneş koruyucu madde "geniş etkili" (broad spektrum) olmalıdır. Bunun anlamı ise; Güneş koruyucu maddenin hem Uv B hem de Uv A ışınlarını bloke ettiğini göstermesidir. Uv A ışınlarını bloke eden güneş losyonları mutlaka "titanium dioxide, oxybenzene yada dioxibenzenne" içermelidir. Zararlı ışınların çoğunu bloke ettiğinden ötürü titanium dioxide çocuklar için tercih edilen bir maddedir. Bu madde ciltte geçici macunumsu beyaz bir tabaka bırakmaktadır, fakat bu çocuğu rahatsız etmez.
  • Günün ilk güneşine çıkmadan 20-30 dakika önce ve ondan sonraki her 1,5-2 saate bir losyonu çocuğunuzun vücuduna bolca sürün. Ürünün üzerinde her ne kadar "suya dayanıklıdır" ibaresi yer alsa dahi yüzdükten sonra mutlaka tekrar sürülmelidir.
  • Tıpkı bebeklerde olduğu gibi sadece güneş koruyucuların kullanılması güneşten korunmak için yeterli değildir. Koruyucuların yanı sıra güneşten korunmak için onları geniş kenarlı şapka giymeye özendirmek, kapalı mayolar almak, ve gerekir ise hoş görünmese dahi tişörtleri ile yüzmeye teşvik etmek lazımdır.
GÜNEŞ KORUYUCU MADDELER HAKKINDAKİ GERÇEKLER
  • Yeni doğan döneminden insanın ölünceye kadarki yaşamında, herkesin güneş koruyucu madde kullanımına ihtiyacı vardır. Ve Amerikan Dermatoloji Akademisi insanın cilt tipi ne olur ise olsun koruma faktörü en az 15 olan (SPF si 15) bir güneş koruyucu madde kullanılmasını önermektedir.
  • Eğer gün içerisinde 20 dakikadan daha uzun süre güneşte kalacaksanız mutlaka ve mutlaka güneş koruyucu madde kullanmanız gerekmektedir.
  • Makyaj yapan bayanlar şunu bilmeliler ki koruyucu maddeler, makyaj altına da kullanılabilir.
  • Ayriyeten güneş ışığı ciltteki D vitamini üretiminden sorumlu olduğundan yaşlı insanlar düzenli olarak ve güneş koruyucuları kullandıktan sonra, kısa vadeli güneşlenmelerle bu ihtiyaçlarını karşılayabilirler.
  • Erken yaşlanma ve cilt kanserinden korunmanın başlıca yolu güneşten korunmaktır. Sürekli ve düzenli kullanılan güneş koruyucuları, cilt de meydana gelen zedelenmeleri de onarır.
FDA (YİYECEK VE İLAÇ YÖNETİMİ) VE AMERİKAN DERMATOLOJİ AKADEMİSİ ALTI CİLT KATEGORİSİ TANIMLAMAKTADIR

I- ) Daima ve kolaylık ile güneş yanığı oluşabilen, asla bronzlaşamıyan ve aşırı derecede güneşe duyarlı, kızıl saçlı ve çilli kişilerin cildi bu grubu oluşturur. İrlandalılar, Gallerliler, Iskoçlar...
II- ) Daima ve kolaylıkla güneş yanığı olabilen, çok az bronzlaşabilen,güneşe çok duyarlı olan, açık tenli, açık renk saçlı ve mavi gözlü kimselerin cildi bu grubu oluşturur. Kafkasyalılar.
III- ) Bazen yanabilen, yavaş yavaş ve açık kahverengi tonunda bronzlaşabilen, güneşe duyarlı olan, ortalama cilt tipidir. ( klasik cilt tipi)
IV- ) Çok az güneş yanığı olabilen daima orta kahverengi tonunda yanan, çok az güneşe duyarlılık gösteren cilt tipidir. Akdeniz tipli Kafkasyalılar..
V- ) Nadiren yanabilen,çok iyi bronzlaşabilen, güneşe duyarsız ciltlerdir. Orta doğu, İspanya kökenliler, bazı zenciler.
VI- ) Asla yanmayan, çok koyu tenli, güneşe duyarsız cilt tipidir. Zenciler...


GÜNEŞ KORUYUCULARININ SEÇİMİ

Güneşten korunmanın birçok yöntemi vardır. PABA koruyucu güneş kremleri içerisinde yer alan temel bir maddedir. Fakat en büyük dezavantajı giyilen giysiler üzerinde leke bırakmasıdır. Bu nedenden ötürü günümüzde PABA'nın leke bırakmayan ester türevlerinin üretilmesi yoluna gidilmiştir. PABA nın diğer bir dezavantajı da alerji gelişimidir, bu etki ester türevlerine karşı da geçerlidir. Güneş koruma maddelerinin çeşitli formları vardır.

  • Krem
  • Losyon
  • Jel
Koruyucu krem ve losyonların seçiminde en önemli özellik:
SPF denilen güneşten koruma faktörünün derecesidir. Bunu koruyucu losyonların ambalajlarının arkasında sunscreen olarak gösterilen bölümün yanında görmek mümkündür. 2 ile 60 arasında derecelendirilir. Kullanımda dikkat edilmesi gerekenler:
  • Koruyucu faktörler mutlaka güneşlenme esnasında belirli aralıklar ile yinelenmelidir.
  • Her denize giriş çıkışta tekrar sürülmelidir.
  • Eğer denize girilmiyor ise 2 saatte bir yenilemek faydalı olur.
  • Jel formundaki güneş koruyucular daha sık aralıklar ile sürülmelidir, çünkü bunlar terleme veya suya girme ile hemen vücuttan çıkar. Ancak bu formdaki koruyucuların birde avantajı vardır; Çilli, ve cilt lekesi olan kimseler için oldukça uygundur.

Güneş Lekeleri Teşhis ve Tedavi

Güneş ışınlarından korunmak için yaz kış güneşten koruyucu ürünler kullanmak gerekiyor. Ancak bu korumanın bile tam anlamıyla yeterli olamayacağı bilinmelidir. Bu nedenle güneşten kaçınmak şart. Güneş ışınlarının bıraktığı izleri ise ciddiye almak ve lekelerin silinmesi için uzman hekimlere baş vurarak lekeyi doğru tanımlamak gerekiyor. Tedavi, yüzeysel lekelerin azaltılması hafifletilmesi için renk açıcı kozmetiklerden başlayarak peeling uygulamalarına ve hekim gerekli gördüğü takdirde lazer uygulamalarına kadar uzanıyor.

Çoğunlukla kadınların güzelliğine gölge düşüren yüzdeki lekelerin birçok nedeni var. Bunların arasında kalıtımsal nedenleri, güneş ışınlarını, doğum kontrol hapları kullanımını ve hormonal nedenleri sayabiliriz. Ancak bazı makyaj malzemeleri, güneş altında parfüm kullanımı ya da kimi nemlendiriciler de özellikle yaz aylarında lekelere yol açabiliyor. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Savaş, Kozmetik leke açıcılar yararlı olabiliyor, enstitü uygulamaları peelingler de lekeleri hafifletebiliyor, ancak bu herkeste istenen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle lekenin adını koymak ve tedavi için bir cilt doktoruna görünmekte yarar var, diyor

Teşhis ve tedavi...

Lekeye eğilimi olanlar, özellikle de esmer tenliler yaz kış güneş filtresi içeren ürünlerle ciltlerini güneş ışınlarından koruyarak leke oluşumunu önlemeye çalışmalıdırlar, diyor uzman doktorumuz. Lekeler olduğunda ise Wood Lambası altında bakılarak leke derinliğinin tesbit edilmesi gerek. Zira, lekenin yerleşim yeri tedavi için çok önemli. Dr. Canan Savaş: "Bu lamba güzellik enstitülerinde de var, ancak uzmanların deneyimlerini biz bilemiyoruz. İyi bir eğitim almışsa bir güzellik uzmanı da lambayı kullanabilir. Dolayısıyla ben leke tedavisinde güzellik uzmanlarını yetkili kılamıyorum. Cilt doktorlarının hepsi bu sorunları tedavi etme yetkisine sahiptirler." diyor.
Açık tenli kişilerde tedavi lekeleri tamamen ortadan kaldırabilir ancak tekrarlama olasılığı var. Koyu tenli kişilerde leke tedavisi daha zor olabilir, ayrıca melasmanın tekrarlama olasılığı daha fazladır. Açık tenli kişilerde sonuçlar haftalar içinde ortaya çıkarken koyu tenli kişilerde aylarca tedavi gerekebiliyor. Derinin üst tabakalarına yerleşen kahverengi lekelerin tedavisi daha kolay, derindeki mavi-gri renkte görünen lekenin tedavisi ise zor!. Açık tenlilerde tedavi ile lekeler tamamen silinebiliyor ama tekrarlama olasılığı var. Ayrıca açık tenlerde leke tedavileri daha kısa zamanda, iki ayda da sonuç veriyor, esmer tenlerde ise daha uzun sürüyor. Tedavide ilaç yazma yetkisi olduğu için doktora başvurulmasında yarar var.

Ayrıca melasması olan kişilerde güneş ışınları bu lekelerin koyulaşmasına neden oluyor. Bu nedenle güneşten korunma tedavinin temelidir. Güneş koruyucular hem UVA hem de UVB koruması içermelidir. Biliyoruz ki UVA camdan da geçebiliyor. Bu yüzden dışarıya çıkılmasa bile güneş koruyucu düzenli bir şekilde tüm gün sürülmelidir. Ayrıca hiç bir koruyucunun tam bir koruma sağlamadığı da bilinmeli ve güneşten kaçınma bir alışkanlık haline getirilmelidir.

Tedavi basamakları...

Leke çok inatçı görülmüyorsa önce birinci basamak tedaviler uygulanmalı, en risklisi en sona bırakılmalıdır. Kozmetik leke açıcılar, ilk basamaktır. Kremler tek başına hafif gelirse peeling ile kombine edilerek uygulanabilir ve bu yarar sağlayabilir. Lazer gibi uygulamalar risk yaratabilir, oysa leke açıcı krem en fazla biraz alerji yapabilir, kullanmayı kesersiniz. Ayrıca güneşte kullanırsanız onlar bile leke yapabiliyor. Bu yüzden güneşten koruyucu ile kullanılmasında yarar var. Eğer bunlardan fayda görülmezse tedaviyi değiştirmek gerekir. Buna da doktorunuz karar vermelidir. Güneşin etkisinin zayıfladığı kış aylarında tedavi daha kolaylaşıyor.
Dermatologlar da kozmetik preparatlar veriyor. Ama kozmetik leke açıcılarda konsantrasyon düşük olduğu için ciddi vakalarda doktor daha yüksek konsantrasyon içeren ilaçlar vermeyi gerekli bulabilir. Preparatların içine kortizon katabilir ya da iki-üç kremi birlikte verebilir. Hidrokinon, piyasada normalde %2 konsantrasyonu satılıyor ama doktorlar % 4 konsantrasyon kullanıyor ve bunu reçeteyle veriyor.

Renk açıcılar

Standart lekeler için hidrokinon içeren kremler veriliyor. Bunlar ilaç kategorisinde preparatlar. Ama leke açıcı bazı kozmetiklerde glikolik asit, kojik asit ve hidrokinon de var. Retinoik asit (Tretinon) ya da A vitamini ise kırışık açıcı kozmetiklere giriyor. Bunlar hem ilaç olarak kullanılan preparatlarda hem de kozmetiklerde var. Sadece Azeleik asit tamamen ilaç.
Hidrokinon içeren kremler günde iki kez uzun süre hatta gerekirse 1 yıla kadar kullanılabilir. Kızarıklık, kepeklenme, yanma ve batma gibi tahriş edici etkiler olabilir. Alllejik bir duyarlılık varsa uygulamadan kaçınmalıdır.

Tretinoin kremleri genelde akşamları sürülür. Düşük konsantrasyonda başlanıp arttırılarak kullanılırsa yan etkiler azalır. Uzun süre devam etmek gerekir.

Azeleik asit günde iki kez ve uzun süre kullanılır.

Kojik asit, hidroksi asitler de kullanılan ürünlerdir

Glikolik asit hidrokinonun etkinliğini arttırabilir. Kojik asit de diğer maddelerin etkinliğini arttırabilir.

Leke tedavisinde temel olan bu maddeler hastanın cildine göre birlikte de kullanılabilir. Bazılarına kortizonlu kremlerin de eklendiği çeşitli karışım formüller de bulunmaktadır.

Kimyasal peeling jessner solusyonu, trikloroasetik asit, alfa hidroksi asitler gibi maddelerin cilde uygulandığı soyma yöntemleridir. Mutlaka uzman kişilerce yapılmalıdır. Bu tedavilere ek olarak kullanılabilir ve daha çabuk bir sonuç sağlayabilirler.
Lazer yine bu tedaviler cevap vermeyen uygun kişilerde yapılabilir. Yan etkileri nedeniyle son seçenek olarak düşünülmelidir.

Peeling...

Kimyasal peeling jessner solusyonu, trikloroasetik asit, alfa hidroksi asitler gibi maddelerin cilde uygulandığı soyma yöntemleridir. Mutlaka uzman kişilerce yapılmalıdır. Çünkü glikolik asitin konsantrasyonu ev ürünlerinde çok azdır, konsantrasyonu yüzde 5 ila 15-20 arasında değişebilir. Oysa cilt doktorlarının, dermatologların peeling amaçlı kullandığı konsantrasyonlar % 70'lere kadar çıkıyor. Bir güzellik uzmanının bunu yapma etkisi yok, bunu ancak doktorlar uygulayabilir. Çünkü konsantrasyonlar arttıkça cildi yakma riski fazlalaşıyor. Bu yüzdendir ki derin peelingleri doktorun yapması gerekir: Lazer ise leke için en son başvurulacak çaredir! Çünkü lazer lekelenme riskini de arttırabiliyor.

Enstitülerde...

Eğer leke yüzeysel ise enstitülerde lekeler hafifletilebilir, çünkü bu tür peelinglerin hafif bir etkisi olur ama kalıcı etkisi yoktur. Ayrıca enstitüye gelen kişinin yüzünde kızarıklık, yara olmasın diye özen gösterilir, enstitüye gelenler de bu tür sorunları kabullenmezler zaten. Ama doktor tedavilerinde yara olabiliyor ama uzman bunları baştan açıklıyor, o zaman hasta bunun ciddi bir tedavi olduğunu bildiği için sonuçları kabullenmesi de daha kolay oluyor.

Aradığınız bitki hangi harf iLe başlıyorsa o harfe TIKLAYIN

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

i

J

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

Ş

T

U

Ü

V

Y

Z

Ana Sayfaya Git - Sayfanın Başına Git

güneş ve cildimiz - güneşten korunma - güneş kremleri - güneş yanıkları - cocuk güneş yanıkları - tedavi ve teşhisi - cildimizi güneşten nasıl koruruz - güneş


Copyright © 05-2008 www.sifalibitkiler.info
Designed by: 
Bitkiler.Biz

  eXTReMe Tracker